Ana içeriğe atla

ÇOCUKLAR İÇİN FELSEFE: "MERAK EDİYORUM O HALDE VARIM!"



“Felsefe” sözcüğü, Yunancada  “bilgelik sevgisi” anlamına gelir.  Eski Yunanlıların da söyledikleri gibi felsefe, “merak”la başlar.  Merak ise, en çok "çocukken" var olan bir duygudur. Bu yüzden belki, Zamyatın'in dediği gibi "Çocuklar en gözü pek filozoflardır. Ve gözü pek filozoflar da kaçınılmaz olarak çocuk kalırlar. Evet, tıpkı çocuklar gibi durmadan soru sorarlar." Aslında felsefe yapmak, hep biraz çocuk kalmaktır...


Merak duygumuz, özellikle çocukluk döneminde yoğundur; çünkü hayatı, çevremizde olup bitenleri, gördüklerimizi, duyduklarımızı ve daha milyonlarca şeyi anlamak istediğimiz, bilmek istediğimiz bir süreçte hissederiz kendimizi.   Bu nedenle, aslında çocuklar, felsefenin temel taşı olan “merak”ı hep ceplerinde taşırlar.  Taşıdıkları bu taşların ne kadar değerli olduğunu, onlara neler katabileceğini bilmeden… İşte Çocuklarla Felsefe / Çocuklar İçin Felsefe, çocukların merakları ve düşünceleri için özgür bir ortam yaratarak onlara, kendilerini ve hayatı keşfetme fırsatı sunar. 

Kendimiz de dahil her şeye duyabileceğimiz “merak”ımızı keşfetme; var olan merakla yola koyulup kendimizi ve hayatı keşfedebilme;  düşünme süreçlerimizi geliştirme,  sorgulama becerisi kazanma, iç benlik geliştirme, olaylara ve durumlara farklı açılardan bakabilme, sonsuz düşünceler evreninde kendi fikirlerimizi yaratabilme ancak felsefe ile mümkündür. 

Herhangi bir şey hakkında merak duyuyorsak, o şey hakkında soru sorarız ve sorduğumuz şeyi gerçekten bilmek istiyorsak, ona cevap bulmaya çalışırız.  Bu noktada felsefe, çocuklara hem merak etmelerini sağlayacak yeni fırsatlar sunar hem de çocuklar, var olan meraklarını paylaşabilecekleri özgür bir ortama sahip olurlar.  Eleştirel, yaratıcı ve özenli düşünme becerilerini geliştirmeye yardımcı olma amacıyla gerçekleştirilen bu yöntem ile çocuklara, hem kendileri hem gelişimleri için birçok fayda sağlanır. Bunlar: 

-ANLAM İÇİN YÖNELİM KAZANMA
-İLETİŞİM (DİYALOG) BECERİSİNİ ARTTIRMA
-DEĞERLER BULMA-EDİNEBİLME
-İYİ YARGI VEYA KARAR SÜRECİNİ DENEYİMLEME
-KİŞİSEL GELİŞİM

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

koronodankalan

Dünyada milyonlarca insan açlıktan öldü, doğal yaşam katliamları oldu hiç korkmadık... Doğal tarım bitti; naylon sebze meyve yedik, hiç korkmadık. Küresel ısınma, iklim değişikliği dediler, hiç korkmadık. Onlarca hayatımızı ve dünyamızı tehdit eden şey oldu ama biz hiç korkmadık!... Korkmadık çünkü "nasıl olsa bana dokunmaz" dedik, "benimle ilgisi yok" dedik. Ötekinindi hep bu sorunlar... Dünya benim, senin değildi; orada öylece duran bir yerdi sanki... Ya da "öyleyse de ben böyle yaparım, o n'aparsa yapsın" dedik. Ne de olsa eşit değildik; herkes ulaşabildiği kaynaklar kadar yaşar giderdi işte... Çin'deki minicik bir virüsün, tüm dünyaya yayılması belki bi  düşündürür bize hepimizin aynı dünyanın canlıları olduğumuzu; hepimizin birbirini nasıl da etkileyebildiğini; sen burada kanat çırparken diğer kıtada kuşların ölebildiğini... Ölüm oranı bu kadar düşük olmasına rağmen bu virüsten korkuyoruz; çünkü sen-öteki dinlemiyor hızla yayılıyor, dün...

Stoacı Romalı filozofların öğretileri, depresyon konusunda bize yardımcı olabilir!

Depresyon günümüzde yükselişte. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yürütülen bir çalışma, depresyonun on yıl gibi kısa bir sürede yüzde 20 oranında artış gösterdiği yönünde. Ben bir üniversitede çalışıyorum. Bazılarıburanın keyifli ve enerjik bir yer olduğunu düşüyor olabilir; ama öyle değil, yorgunluk ve tükenmişlik artmış gibi duruyor. Hatta ben bile bu ortamda bulunmaktan zaman zaman sıkılabiliyorum. Eskiçağ felsefesi okumuş ve Stoacılık üzerine araştırmalar yapmış biri olarak, Roma imparatoru, Stoacı Marcus Aurelius ve eski bir köle olan Stoacı felsefe hocası Epiktetos ile teselli buluyorum. Bu eski düşünürlerin depresyonla mücadele konusundaki önerileri neydi peki? Elbette profesyoneller tarafından tedavi edilmesi gereken ciddi sağlık meselelerini buraya eklemek zorunda kalırsam, hepimizin ara sıra hissedebileceği sıradan bir tükenmişlik sendromundan ve depresyondan farklı bir konu konuşuyor olurduk. Stoacılık nedir? Stoacılık evrenin doğal varoluşuyla bütünlük içinde yaş...

ÇOCUKLAR İÇİN FELSEFE / ÇOCUKLARLA FELSEFE

Çocuklar için Felsefe (P4C), 2007 yılında UNESCO tarafından onaylanmış, dünya çapında uygulanmaya başlanmış bir yaklaşım ve eğitim pratiğidir. Çocukların düşünme ve sorgulama yeteneklerini geliştiren Çocuklar İçin Felsefe’nin temelleri, 1970’lerde Prof. Matthew Lipman tarafından ABD’de atıldı. Bugün dünyanın birçok ülkesinde yaygınlaşmış olmakla birlikte, ülkemizde de üniversiteler, dernekler, okullar, çeşitli merkezler ve eğitmenler tarafından desteklenmekte ve yürütülmektedir. “Felsefe” ile “çocuk” sözcüklerini bir arada duymak sizi şaşırtabilir; hatta çocuklar felsefe yapamaz ki, diyebilirsiniz. Ancak Çocuklar İçin Felsefe, bir felsefe tarihi öğretme alanı değildir. Çocukların hepsinde var olan “merak etme ve sorgulama” yetilerini açığa çıkarmakta yardımcı olan bu yöntem, çocuklara sorgulamayı, dinlemeyi, anlamayı, düşünmeyi ve düşünce üretmeyi öğretir. Düşünme becerilerini geliştirdiği, hatta okul başarı düzeylerini arttırdığı çalışmalarla kanıtlanmış bu yöntemin amaçları ...